Alp Eren Baltacı

   
  Divan Şiirleri
  Şeyh Gâlib
 




Gazel

Gencinen olsam vîrân edersin
Âyînen olsam hayrân edersin

Tîr-i nigehden dâğ-ı derûna
Baksan ne işler seyrân edersin

Sâkî kerâmet sende ya bende
Bahri habâba mihmân edersin

Nezzâre-i germ etdikçe ey çeşm
Âteşle âbı yek-sân edersin

Ey huşk zâhid dem urma meyden
Dest-i duâyı mercân edersin

Zâhid o meh-veş bir nûrdur kim
Büttür demezsin îmân edersin

Mâdâm uçarsın gözlerde ammâ
Rûyun perî-veş pinhân edersin

Tabl-ı tehîden gümdür suhanler
Bî-hûde Gaalib efgaan edersin

Etvâr-ı çerhe uy mevlevî ol
Seyrân edersin devrân edersin

**********

Şarkı

Fâriğ olmam eylesen yüz bin cefâ sevdim seni
Böyle yazmış alnıma kilk-i kazâ sevdim seni
Ben bu sözden dönmezem devr eyledikçe nüh felek
Şâhid olsun aşkıma arz u semâ sevdim seni

Bend-i peyvend-i dilim ebrû-yı gaddârındadır
Rişte-i cem’iyyetim zülf-i siyeh-kârındadır
Hastayım ümmîd-i sıhhat çeşm-i bîmârındadır
Bir devâsız derde oldum mübtelâ sevdim seni

Ey hilâl-ebrû dilin meyli sanadır doğrusu
Sûy-i mihrâba nigâhım kec-edâdır doğrusu
Râ kaşından inhirâf etsem riyâdır doğrusu
Yâ savâb olmuş veya olmuş hatâ sevdim seni

Bî-gubârım hasret-i hattınla hâk olsam yine
Sıhhatim rûh-i lebindendir helâk olsam yine
Tîğ-i gamzenden kesilmem çâk çâk olsam yine
Hâsılı beyhûde cevr etme bana sevdim seni

Gâlib-i dîvâneyim Ferhâd u Mecnûn’a salâ
Yüz çevirmem olsa dünya bir yana ben bir yana
Şem’ine pervâneyim pervâ ne lâzımdır bana
Anlasın bîgâne bilsin âşinâ sevdim seni

**********

Hüsn ü Aşk'tan

Ey hame eser senin değildir
Ey şeb bu seher senin değildir

Envar-ı füyuz-ı Mürşid-i Rum
Afaka Fürugum etti malum

Kıldı beni tıfl-ı mısra' asa
Doğdum doğalı suhanle ber pa

Ben tıfl idim eylemezdim ülfet
Bulmuştu sözüm temam şöhret

Bi-minnet ü üstad-ı talim
Ser-name-i tab'ım etti tanzim

Allah Allah zihi inayet
Na- baliga hikmet-i belagat

Feyz erdi cenab-ı Mevlevi'den
Aldım nice ders Mesnevi'den

Güya ki o bahr-ı bi gerane
Olmuş hum-ı rengden nişane

Dil hemçü şegaal o bahre düştü
Hem-cinslerim başıma üştü

Tavus-ı behişte eyledim naz
Amma ki yok iktidar- ı pervaz

Boş boşuna ney veş ettim efgan
Ben söyledim oldu şem' giryan

Olmuştu bu sine dik-i hikmet
Ni'met leb-i gayre oldu kısmet

Sinemde ne aşk var ne tabiş
Ebna- yı zemana bir nümayiş

Müjdemden alındı aşinalar
Gitti hepisi deyip dualar

Ben kaldım o söz lebimde kaldı
Keşt-i murat lenger aldı

Canımda ne suziş-i taleb var
Gönlümde ne neşe-i tarab var

Bu resme kalır gidersem eyvah
Tevfikına mazhar ede Allah

**********

FAHRİYE-İ ŞAİRANE'den

Tarz-ı selefe takaddüm ettim
Bir başka lügat tekellüm ettim

Ben olmadım ol güruha pey-rev
Uymuş beli Gencevi'ye Hüsrev

Billah bu özge maceradır
Sen bakma ki defteri beladır

Zannetme ki şöyle böyle bir söz
Gel sen dahi söyle böyle bir söz

Erbab- suhan tamam ma'lum
İşte kalem işte kişver-i rum

Gördün mü bu vadi-i kemini
Divan yolu sanma bu zemini

Engüşt-i hata uzatma öyle
Beş beytine bir nazire söyle

Az vaktte söyledimse anı
Na- puhteliğin değil nişanı

Gördük nice şahlar gedalar
Bir anda yapar onu babalar

Gencinede resm-i nev gözettim
Ben açtım o genci ben tükettim

Esrarını mesneviden aldım
Çaldım beli miri malı çaldım

Fehmetmeğe sen de himmet eyle
Ol gevheri bulda sirkat eyle

Çok görme bu hikmeti beyanım
Tevfika havale eyle canım

İn dem ki zi şairi eser nist
Sultan-ı suhan menem diger nist

**********

Gazel

Yokmuş bir aha ey gül- i rana tahammülün
Bağrın ne yaktın ateş- hasretle bülbülün

Yek-rengdir zeban-ı hakikatte hüsn ü aşk
Bang-i hezar şu'lesidir ateş-i gülün

Duzah-nişin-i ateş-i fakr olduğun kalur
Ey ahiret-harab tehidir tevekülün

Tekrarlarla şüpheleri daniş anlama
Gel arif ol ki ma'rifet olsun tecahülün

Merdanelik asaleti meydanda bellidir
Hayber günü babasını kim sordu Düldül'ün

Galib maarifin de sefası değer veli
Canan vasfıdır hele aslı tegazzülün

**********

Tardiyye

Hoş geldin eyâ berîd-i cânân
Gel ver bana bir nüvîd-i cânân
Cân ola fedâ-yı ıyd-i cânân
Bî-sûd ola mı ümîd-i cânân
Yârin bize bir selâmı yok mu

Yârabbî ne intizârdır bu
Geçmez mi nice rûzigârdır bu
Duysam ki ne şîvekârdır bu
Hep gussa vü hârhârdır bu
Vuslat gibi merâmı yok mu

Ey Hızr-ı fütâdegân söyle
Bu sırrı edip iyân söyle
Ol sen bana tercemân söyle
Ketm etme yegân yegân söyle
Gam defterinin tamâmı yok mu

Kâm aldı bu çerhden gedâlar
Ferdâlara kaldı âşinâlar
Durmaz mı o ahdler vefâlar
Geçmez mi bu etdiğim duâlar
Hâl-i dilin intizâmı yok mu

Dil hayret-i gamla lâl kaldı
Gâlib gibi bî-mecâl kaldı
Gönderdiğim arz-ı hâl kaldı
El'ân bir ihtimâl kaldı
İnsâfın o yerde nâmı yok mu

**********

Kıt'a

Kevser-i ateş- nihadın adı aşk
Düzah-ı cennet -nümanın adı aşk
Bir lügat gördüm cünun isminde ben
Anda hep cevr ü cefanın adı aşk

**********

Kıt'a

Eğer desem ki hevalar açıldı geldi behar
Murad oldur ki benimle mahabbet eyledi yar
Ya söylesem ki çemen goncelerle doldu
Odur garez ki tebesümle söyledi dildar

**********

Müseddes

Tedbiri terk eyle takdir Hudanındır
Sen yoksun o benlikler hep vehm ü gümanındır
Birden bire bul aşkı bu tuhfe bulanındır
Devran olalı devran erbab-ı safanındır

Aşıkta keder neyler gam halk-ı cihanındır
Koyma kadehi elden söz pir-i muganındır

Meyhaneyi seyrettim uşşak a mataf olmuş
Teklif ü tekellüften sükkan-ı mu'af olmuş
Bir neş'e gelip meclisbi-havf u hilaf olmuş
Gam sohbeti yad olmaz meşrepleri saf olmuş

Aşıkta keder neyler gam halk-ı cihanındır
Koyma kadehi elden söz pir-i muganındır

Ey dil sen o dildare layık mı değilsin ya
Da'va-yı muhabbete sadık mı değilsin ya
Özrü nedir Azranın Vamık mı değilsin ya
Bu gam ne gezer sende aşık mı değilsin ya

Aşıkta keder neyler gam halk-ı cihanındır
Koyma kadehi elden söz pir-i muganındır

Mahzun idi bir gün dil meyhane-i ma'nada
İnkara döşenmiştim efkar düşüp yada
Bir pir gelip nagah pend etti ale'l-ade
Al destine bir bade derd ü gamı ver bada

Aşıkta keder neyler gam halk-ı cihanındır
Koyma kadehi elden söz pir-i muganındır

Bir bade çek kap mecliste zeber-dest ol
Atma ayağın taşra meyhanede pa-best ol
Alçağa akar sular pay-ı huma düş mest ol
Pür-cuş olayım dersen Galib gibi sermest ol

Aşıkta keder neyler gam halk-ı cihanındır
Koyma kadehi elden söz pir-i muganındır

**********

Müseddes-i mütekebbir

Tedbirini terkeyle takdir hüda'nındır
Sen yoksun o benlikler hep vehm ü gümanındır
Birden bire bul aşkı bu tuhfe bulanındır
Devran olalı devran erbab-ı safanındır

Aşıkta keder neyler gam halkı cihanındır
Koyma kadehi elden söz pir-i muganındır

Meyhaneyi seyrettim uşşaka mataf olmuş
Teklif ü tekellüften sükkanı maaf olmuş
Bir neşe gelüp meclis bi havf u hilaf olmuş
Gam sohbeti yad olmaz meşrebleri saf olmuş

Aşıkta keder neyler gam halkı cihanındır
Koyma kadehi elden söz pir-i muganındır

Ey dil sen o dildara layık mı değilsin ya
Da'va-yı mahabete sadık mı değilsin ya
Özrü nedir Azra'nın Vamık mı değilsin ya
Bu gam ne gezer sende aşık mı değilsin ya

Aşıkta keder neyler gam halkı cihanındır
Koyma kadehi elden söz pir-i muganındır

Mahzun idi bir gün dil meyhane i ma'nade
İnkara döşenmiştim efkar düşüp yade
Bir pir gelüp nagah pend etti alel- ade
Al destine bir bade derd ü gamı ver bade

Aşıkta keder neyler gam halkı cihanındır
Koyma kadehi elden söz pir-i muganındır

Bir bade çek efzun kap mecliste zeber-dest ol
Atma ayağın taşra meyhanede pa- best ol
Alçağa akar sular Pay i huma düş mest ol
Pür cuş olayım dersen Galib gibi düş mest ol

Aşıkta keder neyler gam halkı cihanındır
Koyma kadehi elden söz pir-i muganındır

**********

Müsemmen

Ey dil ey dil niye bu rütbede pürgamsın sen
Gerçi virane isen genc-i mutalsamsın sen
Secde-ferma-yi melek zat-ı mükerremsin sen
Bildiğin gibi değil cümleden akvamsın sen
Ruhsun nefha-i Cibril ile tev'emsin sen

Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen

Merteben ayn-ı müsemmadadır esma sanma
Merci'in Halik-i eşyadadır eşya sanma
Gördüğün emr-i muhakkakları rüya sanma
Başkasın kendini suretle heyula sanma
Keşf ile sabit olan ma'niyi da'va sanma
Hakkına söylenen evsafı müdera sanma

Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen

İnleyip sırrını faş eyleme ağyara sakın
Düşme bilmezlik ile varta-i inkara sakın
Değmesin ahların kakül-i dildara sakın
Sonra Mansur gibi çıman olur dara sakın
Arz-ı acz etmeyesin yareden ol yare sakın
Bulduğun cevher-i alileri bi-çare sakın

Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen

Sendedir mahzen-i esrar-ı muhabbet sende
Sendedir ma'den-i envar-ı fütuvvet sende
Gizli gizli dahi vardır nice halet sende
Marifet sende hüner sende hakikat sende
Nazar etsen yer ü gök düzah u cennet sende
Arş u kürsi ü melek sendedir elbet sende

Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen

Hayfdır şah iken alemde geda olmayasın
Kader-alude-i ümmid-i rica olmayasın
Vadi-i ye'se düşüp hiç ü heba olmayasın
Yanılıp reh-ver-i sahra-yı bela olmayasın
Ademe muttasıl ol ta ki cüda olmayasın
Secdeler eyle ki merdud-ı Huda olmayasın

Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen

**********

Gazel

Yine zevrak-ı derunum kırılıp kenare düştü
Dayanır mı şişedir bu reh-i seng -sare düştü

O zaman ki bezm-i canda bölüşüldü kale-i kam
Bize hisse-i mahabbet dil-i pare pare düştü

Gehi zir-i serde desti geh ayağı koltuğunda
Düşe kalka haste-i gam der-i lutf-ı yare düştü

Erişip behara bülbül yenilendi sohbet-i gül
Yine nevbet-i tahamül dil-i bi karare düştü

Meh-i burc-ı arızında gönül oldu hale mail
Bana kendi taliimden bu siyeh sitare düştü

Süzülüp o çeşm-i ahu dedi zevk-i vasla Ya Hu
Bu değildi neyleyim bu yolum intizare düştü

Reh-i Mevlevide Galib bu sıfatla kaldı hayran
Kimi terk-i nam u şane kimi i'tibare düştü

**********

Gazel

Efendimsin cihandâ îtibarım varsa sendendir
Miyân-ı âşıkanda iştihârım varsa sendendir

Benim feyz-hayâtım hâsılı rûh-ı revânımsın
Eğer sermâye-i ömrümde kârım varsa sendendir

Veren bû suret-i mevhûma revnak reng-i hüsnündür
Gülistân-ı hayâlim nev-bahârım varsa sendendir

Felekten zerre mikdâr olmadım devrinde rencîde
Ger ey mihr-i münevver âh u zârım varsa sendendir

Senin pervâne-i hicrânınım sen şem’-i vuslatsın
Be her şeb hâhiş-i bûs u kinârım varsa sendendir

Şehîd-i aşkın oldum lâlezâr-ı dâğdır sinem
Çerâg-ı türbetim şem’-i mezârım varsa sendendir

Gören ser-geştelikte gird-bâd-ı deşt zanneyler
Fenâ-ender fenâyım her ne vârım varsa sendendir

Niçün âvâre kıldın gevher-i galtânın olmuşken
Gönül âyinesinde bir gubârım varsa sendendir

Şafak-tâb eyledin peymânemi hûn-âb ile sâkî
Sabâh-ı sohbet-i meyde humârım varsa sendendir

Sanâdır ilticâsı Galib’in yâ Hazret-i Munlâ
Başımda bir külâh-ı iftihârım varsa sendendir

**********

Gazel

Aşk âteş-i tecellî-i Mansûrdur bana
Her çûb-ı dâr bir şecer-i Tûrdur bana

Ol serv-i gül-fürûş-ı tecellî-i cilveden
Her nahl-i âh bir şecer-i Tûrdur bana

Semt-i belâda bellemişim dâr-ı vahdeti
Seng-i nişân minâre-i Mansûrdur bana

Teblerze-zâd gevher-i galtân-ı gurbetim
Mihr-i sadef sabâh-ı Nişâbûrdur bana

Gûyâ hayâl-i hatt-ı lebinle müjemde hûn
Bâğ-ı vefâda tûtî-i zünburdur bana

Çekmem humâr-ı çîn-i cebin ser-güzeşt-i Cem
Nakş-ı gül-i piyâle-i fağfûrdur bana

Bakmaz safâ-yı sâgar-ı zerrîne mest-i aşk
Kîmyâ-yı ayn o nergis-i mahmûrdur bana

Sad mîh-i tîr-i hicr ile bu sîne-i harâb
Meşk-i figâna tahta-i santûrdur bana

Mânend-i jâle sâlik-i meczûb-ı aşkıyım
Gâlib demem ki Şems-i Hudâ dûrdur bana

**********

Gazel

Dil-i zaîfe bir âfet güzel beğendiremedim
O haste-i gam-i aşka ecel begendiremedim

Niyâz-ü nazda sihr-i halâl bilsemde
Nigâh-i pürfene etmem cedel beğendiremedim

Hatâ o nergis-i şehlâdadır sözümde değil
Eğerçi her sühânim bibedel beğendiremedim

Tasavvurumda dahi himmetim olup mâni
Sezâ-yi hâhiş olur bir emel beğendiremedim

Kemend-i nazmım ederken gazâl-i ma’niyi râm
Yine o şûhuma Gâlib gazel beğendiremedim

**********

Gazel

Gül âteş gül-bün âteş gül-şen âteş cûy-bâr âteş
Semender-tıynetân-ı aşka bestir lâle-zâr âteş

Hemân ey saki bir sâgar tutuşdur dest-i dil-dâra
Gazabla bezme geldi şem'-i meclis-veş yanar âteş

Nesîm âteş çıkardı gonce-i çeşm-i ümidimden
Bırakdı gül-şen-i amalime berk-ı bahar âteş

Hayâl-i hasreti hâlinle âh etdikçe uşşâkın
Şeb-i firkatde her dem ahterân eyler nisâr âteş

Bana dûzahtan ey meh dem urur gül-zârlar sensiz
Diraht âteş nihâl âteş gül âteş berg ü bâr âteş

Mürekkebdir vücûdu tâ ezel yek-pâre sûzişten
Anâsırdan meğer uşşâka olmuşdur du-çâr âteş

Çerâğ-ı bezm-i hecri olduğum yapmış yakışdırmış
Gönül pervanesine vuslat âteş intizâr âteş

Meğer kilk-i sebük-cevlânın olmuş germ-rev Gaalib
Zemin âteş zaman âteş bütün nakş ü nigâr âteş

**********

Mersiye

Kan ağlasın bu dîde-i dürbârım ağlasın
Ansın benim o yâr-ı vefâ-dârım ağlasın
Çeşm ü dehân u ârız u ruhsârım ağlasın
Başdan başa bu cism-i siyeh-kârım ağlasın
Ağyârım ağlasın bana hem yârım ağlasın
Gûş eyleyen hikâyet-i Esrâr’ım ağlasın
Nâdîde bir güher telef etdim dirîg u âh
Hâk içre defnedîp gerü gitdim dirîg u âh

Zât-ı şerîfi âleme bir yâdigâr idi
Fakr u fenâ vü aşk u hüner berkarâr idi
Her şeb misâl-i şem benim ile yanar idi
Sâve gibi yanımda enîs-i nehâr idi
Hakkâ tamâm âşık idi yâr-ı gâr idi
Bir kaç zaman muammer olaydı ne var idi
Allâh verdi aldı yine kurb-i Hazrete
Biz kaldık ile intizâr rûz-i kıyâmete

Âhir nefesde sohbeti oldu muhabbet âh
Bir yâre urdu bağrıma âh derd-i firkat âh
Gelmezdi hîç kalb-i fakîre bu sûret âh
Ey kâş etmeyeydim o âşıkla sohbet âh
Telh etdi kâmımı o zehrnâk şerbet âh
Eyvâh elden o gül-i handânım aldı mevt
Esrâr’ım aldı cümle dil ü cânım aldı mevt

Olsun mübârek ol mehekabr-i saâdeti
Mevlâ müyesser ede makâm-ı şefaâti
Bitmiş ne çâre va'de vü gelmişdi sâati
Dehrin budur hemişe muhibbâna âdeti
Tefrik içindir etse de izhar vuslatı
Zehri yutulmaz ağza alınmaz harareti
Ben gördüğüm bu dâr-ı fenânın fenâsıdır
Bâkî hüdâ rızâsı bekâ hak bekâsıdır


Meydân-ı Mevlevîde nişân âşikâr edip
Pervâz ederdi şevk ile Ankâ şikâr edip
Eylerdi nây u defle semâ âh u zâr edip
Bulmuşdu kân-ı matlabı Hak’da karâr edip
Almışdı müjde kûyuna yârın güzâr edip
Gitdi ne çâre Gâlib’i hasretli yâr edip
Olsun visâl-i Hazret-i pîrânla kâmyâb
Kıldı karîn-i kabri Fasîh-i felekcenâb

**********

Müseddes

Sultân–ı Rusül Şâh–ı mümeccedsin efendim
Bîçârelere Devlet–i sermedsin efendim.
Dîvân–ı İlâhî’de serâmedsin efendim.
Menşûr–u “le amrük”le müeyyedsin efendim

Sen Ahmed ü Mahmûd ü Muhammedsin efendim,
Hak’dan bize Sultân–ı müeyyedsin efendim!..

Tâbiş–dih–i ervâh–ı mücerred güherindir
Mâliş–geh–i ruhsâr–ı melik hâk–i derindir
Âyine–i dîdâr–ı tecellî nazarındır
Bû Bekr Ömer Osmân ü Alî yârlarındır

Sen Ahmed ü Mahmûd ü Muhammedsin efendim,
Hak’dan bize Sultân–ı müeyyedsin efendim!..
Hutben okunur minber–i iklim–i bekâda
Hükmün tutulur Mahkeme–i rûz–i cezâda
Gül–bang–i kudûmün çekilir Arş–i Hudâda
Esmâ–i Şerîfin anılır arz u semâda

Sen Ahmed ü Mahmûd ü Muhammedsin efendim,
Hak’dan bize Sultân–ı müeyyedsin efendim!..

Ol dem ki nebîler velîler kala hayrân
“Nefsî!” deyü dehşetle kopa cümleden efgân
Ye’s ile üstün ola ahvâli perişân
Düstûr–i şefâatla senindir yine meydân

Sen Ahmed ü Mahmûd ü Muhammedsin efendim,
Hak’dan bize Sultân–ı müeyyedsin efendim!..

Bir gün ki dalıp bahr–ı gama fikrete gitdim
İlden getirip kendimi bî–hodluğa yitdim
İsyânım anıp âkibetimden hazer itdim
Bu matla’ı yâd eyledi bir seyyid işitdim

Sen Ahmed ü Mahmûd ü Muhammedsin efendim,
Hak’dan bize Sultân–ı müeyyedsin efendim!..

Ümmîddeyiz, ye’s ile âh eylemeyiz biz
Sermâye–i îmanı tebâh eylemeyiz biz
Bâbın koyup ağyârı penâh eylemeyiz biz
Biz kimseye sâyende nigâh eylemeyiz biz.

Sen Ahmed ü Mahmûd ü Muhammedsin efendim,
Hak’dan bize Sultân–ı müeyyedsin efendim!..

Bî–çâredir ümmetlerin isyânına bakma
Dest–i red urup hasret ile dûzaha yakma
Rahm eyle aman âteş–i hicrânına yakma
Ez–cümle kulun Galib’i pür–cürm bırakma...

Sen Ahmed ü Mahmûd ü Muhammedsin efendim,
Hak’dan bize Sultân–ı müeyyedsin efendim!..

**********

Gazel

Nûr-ı âteş-mizâc ya'nî şarâb
Cân-ı aşk-imtizâc ya'nî şarâb

Gül-i sîr-âb-ı neş'e ya'nî câm
Bâ'is-i ibtihâc ya'nî şarâb

Bî-dimâğâna derd ya'nî humâr
Ehl-i derde ilâc ya'nî şarâb

Germ-i bâzâr-ı aşk ya'nî bezm
La'l-i âteş-revâc ya'nî şarâb

Oldu rûşengerî-i dil Gâlib
Nûr-ı kudsî-zücâc ya'nî şarâb

**********

Tard Ü Rekb (Tardiyye)

Yek mazrada kıldın ey yüzü gül
Ayinemi af-tabe-i mül
Geçdi bana neş’e-i tegaafül
Hem eyle hem eyleme tenezzül
Dil hanesi ca-yı işretindir

Bir şu’lesi var ki şem’-i canın
Fanusuna sığmaz asmanın
Bu sine-i berk-aşiyanın
Sina dahi görmemiş nişanın
Efruhte-i inayetindir

Şeh-baz-ı dil oldu evc-pervaz
Kim sayd-ı hümaya eyleyib naz
Zülfünde de olmaz aşiyan-saz
Afv eyle ki şeh-i felek-taz
Perverde-i dest-i himmetindir

Bir aleme olmuşum ki vasıl
Şeb-nemleri mihr ile mukaabil
Yok pertev-i mihre anda hail
Nezdik ü baidi özge menzil
Kim firkatın ayn-ı vuslatındır

Açıldı der-i harim-i ma’na
Bir suret olub hezar da’va
Esrar-ı hafi hep oldu peyda
Bildim ki bu cümle şur ü gavgaa
Gavgaayı sever bir afetindir

Ey arş-kemal ü meh-sitare
Olmak n’ola düşmen-i nezare
Gaalib sana oldu pare pare
Bir hane-harab imiş ne çare
Dam-ı reh-i mihr-i tal’atindir

**********

Şarkı

Ârzû-yı vuslatın herdem dil-i pâkimdedir
Gevher-i aşkın sadefveş sine-i çâkimdedir
Dâimâ bû şüphe ammâ tab-ı gamnâ kimdedir
Kangı aşıktır senin gönlünde gönlün kimdedir

Pîş-i râhında senin ey şah-ı hûban bende çok
Dâd-hâhın hadden efzun sail-i hâhende çok
Yâlnız bir ben değil efkende çok nâlende çok
Kangı aşıktır senin gönlünde gönlün kimdedir

Perçemin sevdâsı her şeb kıyl ü kaadimdir benim
Bahs-i zülfün çok zamanlardır hayâlimdir benim
Sormak ayıpolmassa sultânım suâlimdir benim
Kangı aşıktır senin gönlünde gönlün kimdedir

İmtiyaza kaailim ben terk-i ağyâr istemem
Bildiğimdir hüsn-ü alem-girin inkâr istemem
Doğrusun söyle banâ aldanma bâzâr istemem
Kangı aşıktır senin gönlünde gönlün kimdedir

Perçemindir galib'i bîsabbr u samân eyleyen
Talatın miratıdır uşşakı hayrân eyleyen
Gerçi sensin herkesin gönlünde cevlân eyleyen
Kangı aşıktır senin gönlünde gönlün kimdedir

**********

Şarkı

Emrine dil-bestedir her dilber-i fettan senin
Şehr-i hüsnün şehriyarısın bugün ferman senin
Devreder vefk-ı muradınca bütün devran senin
Şehr-i hüsnün şehriyarısın bugün ferman senin

Gel kerem-kârını dil-i uşşâkı mahsûn eyleme
Gonceveş perverdegân-ı vaslı dil-hûn eyleme
Firkat âdet olmasun kan eyle kânûn eyleme
Şehr-i hüsnün şehriyarısın bugün ferman senin

Bağ-ı hicran vermesün gül-berg-i handanın dirig
Zâr u giryân olmasun uşşak-ı nâlanın dirig
Dest-bûs olmassa bârî etme dâmânın dirig
Şehr-i hüsnün şehriyarısın bugün ferman senin

Hûblar saf saf dizilmişler senin dîvânına
Tâifân-ı arş-ı a'lâ reşkeder ünvanına
Bir nazar kıl arz-ı hal-i galib-i nalanına
Şehr-i hüsnün şehriyarısın bugün ferman senin

**********

Gazel

Yâra bir katlimçün isbât-ı günâh etmek de güç
Pençesi pür-hûn olan çeşmim güvâh etmek de güç

Kat'-ı peyvend etme müşkîl ârzû-yı bûsede
Leblerin âzürde-i zahm-ı nigâh etmek de güç

Gamze derd-i çeşmini ketm etmeyip yâ n'eylesin
Çâre-sâz-ı kâ'inât çâre-hâh etmek de güç

Perde-sûz-ı râzdır uşşâka kânûn-ı cefâ
Bir benimçün yâra terk-i resm ü râh etmek de güç

Kimse bilmez bâ'is-i sûz-ı dilim Gâlib benim
Derd nâ-mâlum iken her gâh âh etmek de güç

**********

Gazel

Tutalım ki ey semen-rû gül-i nev-edâ imişsin
Anlaşıldı kim bu katı bî-vefâ imişsin

Nedir ey dil âh u zânn neye müntec oldu kârın
Acaba bilir mi yârin kime mübtelâ imişsin

Dili bend edip o perçem eder âşıkânı derhem
Behey âfitâb bilmem ne kara belâ imişsin

Varıp âşiyân-ı yâra diyelim ol gül-izâra
Bu çemende sen hezâra meğer âşinâ imişsin

Dili eyleyip nişane eğer ursa zahm-ı cana
Sakın ol kaşı kemana deme keç-atâ imişsin

Revişinden aldanırdım bilemez de hoşlanırdım
Kerem ü vefa sanırdım sitem ü cefâ imişsin

Demiş idi gâlib-i zâr sakın olma bend-i dil-dâr
Yine oldu dil giriftar sen o dil-rübâ imişsin

**********

Gazel

Ol gamze-i gurûr ne âlemdedir aceb
Hiç etmedi zuhûr ne âlemdedir aceb

Sormaz safâ-yı âlem-i âb içre gamzesi
Rindân-ı bî-huzûr ne âlemdedir aceb

Nevbet değer mi meclis-i uşşâka gelmeğe
Ol neş’e vü sürîr ne âlemdedir aceb

Oldu hevâ-yi zülf ile dil târmâr-ı gam
Cem’iyyet-i şuûr ne âlemdedir aceb

Çoktan sevâd-ı kalb-i harâbına Gaalib’in
Etmez neşât ubûr ne âlemdedir aceb

**********

Cenâb-ı Hân Selîm-i ma'delet kâr

Cenâb-Hân Selîm-i ma'delet kâr
Ki oldur merkez-i pergâr-ı dünyâ
Edüp takdim-i adlâ-yı mesâlih
Cihân-ı kıldı ma'mûrüz'-zevâyâ
Geçüp tedkîk-i Oklides-i re'yi
Hikemde oldu Eflatun'dan a'lâ
Sezâdır olsa pây-endâz-ı râhî
Kumaş-ı atlas-ı gerdûn-ı hadrâ
Mühimmât-ı umûr-ı ceng-ı yekser
Aristo gibi tedbîr etti hakkâ
Edüp ez-cümle ihyâyı fenn-i harbi
O sûretde musanna' kim görenler
Olur hayretle çün nakş-ı heyûlâ
Kılup te'sîs-i eşkâl-i mehâret
Binâsı oldu kıstâs-ı temâşa
Bu mısrâ geldi bir târîh Galib
Mühendishâne-i nev-resmi vâlâ

**********

Gazel

Gönülde aşk-ı bîperva mekân ister mi, ister ya,
Hümâ-yı evci-himmet âşiyan ister mi, ister ya

Lisan-ı  hâldir minkâr-ı  murg-ı  şem'a pervane
Suhen-sâz-ı hamûşî hem-zebân ister mi, ister ya.

Eder gülgûn beyaz-ı çeşmini mestflnelik âhır
O hûnîden dil-i hûn-geşte kan ister mi, ister ya.

Suhen-gû vü suhen mebhûddur esrâr-ı vahdette
Bu sözde ruhi kudsî tercemân ister mi, ister ya.

Nigâh-ı kahrıdır tasvir olan serlevha-yı canda
Gönül şehnamesi yâ kahraman ister mi ister ya.

Hayat ümmîdin etmem gamze-i cellâddan amma
Feda olmak ol la'l-i nâba cfln ister mi, ister ya.

Dehân-ı yârdır hep güft-gûy-i ehl-i Galib
Aceb anmâ-yı mâna nâm u şan ister mi, ister ya.

**********

Müstezad

Çeşmim acı yaş ile ağularla kamptır
Cism ise yanıptır

Ol zülfü siyeh neyleyim efsâne sanıptır
Gönlüm usanıptır.

Naz uyhusuna kıldı yine gözleri mûtad
Çok eyledi bidâd.

Sabreyle dilâ vakt ola lâbüd uyanıptır
Sen utanıptır.

La'l-i lebin ey dilber-i kattal-i pür-âşûb
Ey fitneli mahbûb

Hûn-ı dil-i uşşaka ne cüretle banıptır
Kana boyanıptır.

Ey hoş ki gam-ı aşka giriftar değildim
Bîmâr değildim

Ol günleri bîçare gönül şimdi anıptır
Kendi kazanıptır.

Eyler feleğin reng-i şafak-rûyunu şebgûn.
Hayretle diğer-gûn.

Ol dem ki benim Hun-ı şirişkim boşanıptır
Derya bulanıptır.

Şemşîr-i cefâsını çekip kesti emânım
Dûr eyledi canım

Sedd-i siteminden reh-i fikrim kapanıptır
Aklım dayanıptır.

Yâdî kılıcak Leylî-matlubu ne çare
Râh olmaya yâre

Çok âkilin ol meselede beyni kanıptır
Mecnûna tanıptır.

Yâ Hak dedi Mensur yemîn menzilin aldı
Başın göğe saldı

Da'vî-i ene'l-Hakda kemanlar yaşanıptır
Gavga uzanıp tır.

Ol kâfiri bed-kiş edicek zülfünü tâlân
Galib kılıp îman

Güftar-ı perîşânına hayfâ inanıptır
Dama dolanıptır.

***********

Şarkı

Ey nihâl-i işve bir nev-res fidânımsın benim
Gördüğüm günden beri hâtır-nişânımsın benim
Ben ne hâcet kim diyem rûh-ı revânımsın benim
Gizlesem de âşikâr etsem de cânımsın benim

Derd-i aşkın ben senin beyhûde izhâr eylemem
Lâf edip âh u enini kendime kâr eylemem
Hasılı âlem bilir bu sırrı inkâr eylemem
Gizlesem de âşikâr etsem de cânımsın benim

Ey gül-i bâğ-ı vefâ mâlûmun olsun bu senin
Hâr-ı cevr ile sakın terkeylemem pîrâhenin
Ölme var ayrılma yokdur öyle tutdum dâmenin
Gizlesem de âşikâr etsem de cânımsın benim

Gâhî ikrâr eyleyip gâhî dönüp inkârdan
Aksîni seyreylerim âyînede dîvârdan
Gerçi bu sûretle pinhân eylerim ağyârdan
Gizlesem de âşikâr etsem de cânımsın benim

Beste kıldım saz-ı efkârı o zülf-i sünbüle
Oldu Gâlib perde-i âhım mûhâyyer sünbüle
Her çi bâd-a-bâd bağlandım hevâ-yı kâküle
Gizlesem de âşikâr etsem de cânımsın benim

**********

Gazel

Nev-sâlik-i nev-tarh-ı cünûn-ı diğeriz biz
Çün terkeş-i pür-tîr vatan-der-seferiz biz

Bî sûziş-i aşk istemeziz tûl-ı hayâtı
Mânend-i şerer böyle ölünce gideriz biz

Mürg-i kafes-âmûz-ı şifâ-hâne-i mevciz
Zincîr-be-gerden niçe dîvâneleriz biz

Mir’âtıyız ol mâh-ı perî-sûretin ammâ
Gam-hânemize gelse dahı bî-haberiz biz

Müjgânlarımız gevher-i mir’ât-ı kadehdir
Hayrân-ı nazar-bâde o mahmûr-seriz biz

Bir germ nigah ile geçirmekteyiz ömrü
Şem’iz bu safâ bezmine mahv-ı nazarız biz

Fark edemedik rub’-ı rûh-ı yârı hat almış
Tâ ol derece hüsnüne mahv-ı nazarız biz

Bir reng-i nümâyişden ibâretdir edâmız
Bî-sûd u ziyân şu’le-i yâkût-ı teriz biz

Ma’nî gibi bir beytde güncîdeyiz ammâ
Gezmekde ağızdan ağıza derbederiz biz

Yâkût-ı sirişkiz yerimiz dîde vü dildir
Ateşle sudan hâsıl olur bir güheriz biz

Tıfl-ı dilimiz kâğıd-ı bâd oynu dilerse
Târ-ı nazarı çetr-i felekden keseriz biz

İskendere zehr-âb-ı fenândan viririz câm
Hızrız velî râh-ı ademe râh-beriz biz

Bi-pâ vü ser uyduk reviş-i Mürşid-i Rûma
Döndükçe bu gerdûn ile Gâlib döneriz biz

Yâd eylemez olduk haber-i Yûsuf-ı Mısrı
Südlücede bir mâh ile şîr ü şekeriz biz

**********

Tardiyye

Ey hoş o zamân ki dil olup şâd
Cân milki idi meserret-âbâd
Ettim o hevâları yine yâd
Allah için eyle ey felek dâd
Ârâyiş-i rûzgâr idim ben

Bir bâğ idi kim bu câna me’vâ
Her goncası cennet idi gûyâ
Firkat gelip etti cümle yağma
Gönlümde o neş’e kaldı hâlâ
Mest-i mey-i i’tibâr idim ben

Hîç yokdu sipihre bir niyâzım
Der-kâr idi ayş u nûş u sâzım
Yanımca gezerdi serv-i nâzım
Açılmamış idi böyle râzım
Reşk-âver-i nev-bahâr idim ben

Şimdi gam-ı intizâra düşdüm
Bülbül gibi nev-bahâra düşdüm
Çün nârı geçip kenâra düşdüm
Sâgar gibi pâre pâre düşdüm
Mey-nûş-ı itâb-ı yâr idim ben

Ey vâh o rûzgâr geçdi
Gül geçdi vü nev-bahâr geçdi
Dîdâr güm oldu dâr geçdi
Cân teşne kalıp humâr geçdi
Ma’şûk ile bâde-hâr idim ben

Cânân ile ayş u nûş ederdim
Gird-âb gibi hurûş ederdim
Bezm-i meyi şu’le-pûş ederdim
Bülbüllerini hâmûş ederdim
Gâlib gibi kâm-kâr idim ben

 

 





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Hamide( hamidehmoradi68gmail.com ), 02.04.2012, 17:53 (UTC):
siirlerin aciklamasini de ekleyin lutfen.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:
 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=