Alp Eren Baltacı

   
  Divan Şiirleri
  Nef'î
 





Dördüncü Murat'a Sunduğu Kaside

Esdi nesim-i nevbahar açıldı güller subdem
Açsun bizüm de gönlümüz saki meded sun cam-ı cem

Erdi yine ürd-i bihişt oldı heva anber-sirişt
Âlem bihişt-ender-bihişt her guşe bir bag-ı irem

Gül devri ıyş eyamıdır zevk u sefa hengamıdur
Aşıkların bayramıduf bu mevsim-i ferhunde-dem

Dönsün yine peymaneler olsun tehi humhaneler
Raks eylesun mestaneler mutribler etdükçe nagam

Bu demde kim şam u sehher meyhane bga reşk ider
Mest olsa dilber sevse ger ma'zurdur şeyhü'l-harem

Ya neylesun biçareler alüfteler avareler
Sagar suna mehpareler nuş itmemek olur sitem

Yar ola cam-cem ola böyle dem-i hurrem ola
Arif odur bu dem iyş u tarabla mugtenem

Zevki o rind eyler tamam kim tuta mest ü şad-kam
Bir elde cam-ılale-fam bir elde zülf-i ham-be-ham

Lutf eyle saki nazı ko mey sun ki kalmaz böyle bu
Dolsun sürahi vü sebu boş durmasun peymane hem

Her nev-reside şah-ı gül almış eline cam-ı mül
Lutf et açıl sen dahi gül ey serv-kad u gonce-fem

Bu dürd ü bu safi deme dönsün piyale gam yeme
Kanun-ı devr-i da'ime uy sen de mey sun dem-be-dem

Meydür mihekk-i aşıkan aşub-ı dil-aram-ı can
Sermaye-i pir-i mugan piraye-i bezm-i sanem

Mey akılı irşad eder aşıkları dilşad eder
Seyle virür berbad ider dillerde koymaz gerd-i gam

Mey ateş-i seyyaledür mina kadehle laledür
Ya gonce-i pür-jaledür açmış nedsim-i subh-dem

Saki mede mey sun bize cam-ı cem-i key sun bize
Rıtl-ıpeyapey sun bize gitsün gönüllerden elem

Biz aşık-ı azadeyüz amma esir-i badeyüz
Alüfteyüz dil-dadeyüz bizden gitsün gönüllerden elem

Bir cam sun Allah içün bir kase de ıl mah içün
Ta medh-i şahenşah içün alem ele levh ü kalem

Ol afitab-ı saltanat ol şeh-süvar-ı memleket
Cam-bezm ü hatem-mekremet memduh-ı esnaf-ı ümem

Eblak-süvar-ı rüzigar-aşub-ı rum ı zengibar
Leşkar-şikar-ı kam-kar behram-ı efridün-alem

Piraye-i mülk ü milel sermaye-i din düvel
K'olmuş nasibi ta ezel tac-ı feridın taht-ı cem

Hakan-ı osmani-neseb kim münderic zatında heb
İslam-ı faruk-ı arab ikbal-i perviz-i acem

Sultan murad-ı kamuranefser-dih ü kişver-sitan
Hem padişah hem kahraman sahib-kıran-ı cem-haşem

Şahanşeh-i ferhunde-baht arayiş-i dihim ü taht
Bahtı kavi ikbali saht iskender-i yusuf-şiyem

Şah-ı cihan-ara mıdur mah-ı zemin-pira mıdur
Behram-ı bi-perva mıdur ya afitab-ı pür-kerem

Şahane-meşreb cem gibi sahib-kıran rüstem gibi
Hem isi-i meryem gibi ehl-i dil ü ferhunde-dem

Dünya vü mafiha nedür cennetde olsa ya nedür
Lutf eylemek zira nedür yanında bir nakd ü selem

Cümle hünerden bnasib sırr-ı aceb sun-ı garib
Meclisde şuh u dil-firib ceng edicek şir-i ücem

Gahi ki cihan ol şir-i yele hışm ile tig alur ele
Olur cihan pür-zelzele basdukça meyhane kadem

Ol dem ki kasd-i ceng eder sahraları gül-reng eder
Dünyayı hasma teng eder olusa sam u güstehem

Sürdükçe hasma yektene bazmaz silah u cevşene
Yer kalmaz asla düşmene illa beyaban-ı adem

Ey hüsrev-i ali-nijad v'ey daver-i pak-i'tikad
Ey şah-ı sahib-adl ü dad ey padişah-ı muhterem

Sen bir şeh-i zi-şansın şahenşah-i devransın
Yani ki sen hakansın devrinde ben hakaniyeyim

Ben gerçi bir bi-hasılem şakird-i ders-i müşkilem
Hem mekteb-i ehl-i dilem halk olmadan levh ü kalem

Sözde nazir olmaz bana ger olsa alem bir yana
Pür-tumturak ü hoş-eda ne hafızem ne muhteşemem

Hakaniyem ben muhteşem yanumda serheng-i haşem
Hafız olur lebestdem hamem edince zir ü bem

Nef'i yeter daevayı ko dünya ile gavgayı ko
Efleke istignayı ko hake yüzün sür la-cerem

Kaldur elin eyle du'a buldı kasiden intiha
Şimdi du'a etmek sana hem müstehabdur hem ehem

Nice kaside bir kitab mecmua-i pür-intihab
Her nüktesi faslu'l-hitab her beyti bir genc-i hikem

Ta kim cihan ma'mur ola geh emn ü geh pür-şur ola
İkbal ile mesrür ola ol husrev-i vala-himem

**********

A Köpek

Gürci hınzırı a samsun-ı muazzam a köpek
Kande sen kande nigehbani-i alem a köpek

Vay ol devlete kim ola mürebbisi anun
Bir senin gibideni cehl-i mücessem a köpek

Ne gune kaldi meded devlet-i Al-i Osman
Hey yazuk hey ne musibet bu ne matem aköpek

Ne ihanetdür o sadra bu zamanda ki anun
Olmaya sahibi bir Asaf-ı kerem a köpek

Hidmet-i devlete sair vüzeradan göreler
Bir fürumaye koca ayuyı akdem a köpek

Bu mahlallerde ki Bagdadı ala şah-ı Acem
Arz-ı rumu ede teshir Abaza hem a köpek

Sattınız iki soysuz bir olup hanlığı
Kimseyietmedünüz bu işe mahrem a köpek

Paymal eylediniz saltanatın ırzını hem
Yok yereoldı telef ol kadar adem a köpek

Hiç hanlık satılır mı hey edebsiz hain
Tutalım olmamış ol fitne muazzam a köpek

Sen kadar düşmen-i devlet mi olur a hınzır
Ne turur saltanatun sahibi bilsem a köpek

Ehl-i dil düşmeni din yoksulu bir melunsun
Öldürürlerse eğer can-be-cehennem a köpek

Böyle kalur mu soysuzlar elinde devlet
noldu ya gayret-i şahenşeh-i azam a köpek

Hak götürdü arabı gitti hele dünyadan
Kim götürse akabince seni bilmem a köpek

File nacar meger yükledeler tabutunu
Çekemez cife-i murdarunu adem a köpek

Filler de çekemezse ne acep laşeni kim
Var mı bir sencileyin div-i mülahhem a köpek

Sen soysuz eşek ol Kirliorospu yaraşur
Bindürüp sırtına teşhir edersem a köpek

**********

Kıt'a

Bana tâhir efendi kelb demiş
İltifâtı bu sözde zâhirdir
Mâlikî mezhebim benim zirâ
İ'tikâdımca kelb tâhirdir

**********

Kıt'a

Bize kâfir demiş müfti efendi
Tutalım ben diyen ana müselmân
Varıldıkta yarın rûz-ı cezâya
İkimiz de çıkarız anda yalân

**********

Gazel

Gamzen ne dem ki tiğ çekip hûn-feşân olur
Uşşâk-ı dil-figâra ecel mihribân olur

Çeşmin o Kahraman-ı gazab-nâkdir senin
Kim hışmı zâil olsa dahi bî-emân olur

Kim gördü böyle Hindû-yı mest-i kemin-küşâ
Kim bir hadengi âfet-i can-ı cihan olur

Müjgânlarınla seyreden ol ebruvanı der
Birden bu denlü tir nice der-kemân olur

Gamzen suâle başlasa uşşâka her müjen
Gûya lisân-ı hâl ile bir tercemân olur

Gamzen görür itâb ile öldürdüğün bizi
Durmaz girişme dahi ana hem-zebân olur

Bu nâz u nigâh-ı tegâfül ki sende var
Hızr olsa âşıkın sebeb-i terk-i cân olur

Sen böyle nâz u şîve satınca gedâlara
Narh-ı metâ-ı derd ü belâ râygân olur

Yeksân ise yanında seven sevmeyen seni
Hûbâna bu muâmeleden çok ziyân olur

Râzî değilse ger buna nâmûs-ı dilberî
Uşşâka derse böyle ihânet yamân olur

Her nâ-mahâlle ruhsat-ı nezzâre ya neden
Bir gün demez misin ki mahallinde kan olur

Dil bu hevâ ile kafes-i teng-i sînede
Mânend-i mürg-i bâl-şikeste tapân olur

Kim gülşen-i ruhunda vere nağmeye karâr
Tâ ol zamân ki bâğ-ı cihân pür-hazân olur

Fikreyleyince dâm-ı girih-gîr-i zülfünü
Bir hâlet elverir ki kafes gülsitân olur

Zülfün mü ya gezende siyeh mâr-ı hambeham
Kim pâsbân-ı genc-i nihân-ı miyân olur

Yahut hümâ şikâr edici şâhbâzdır
Dâim hevâ-yı sayd ile bî-âşiyân olur

Gâhi halka durur pîç ü tâb ile
Tuğr-yi hükm-i pâdişah-i hüsn ü ân olur

Gâhî ki deste deste yatur yerde gûyiyâ
Çârûb-ı âsîstân-ı memâlik-sitân olur

Ol safder-i yegâne ki tâb-ı mehâbeti
Cevşen-güdâz-ı Tehmeten ü Kahramân olur

Diller döyer mi görmeğe cenk içre nîzesin
Ol dem ki hûn-ı düşmen ucundan revân olur

Saflar düzüp hücûm edicek hayl-i düşmene
Dehşetle âsumân u zemîn pür-figân olur

Oklar sihâm-ı kavs-i kazâdan nişân verir
Peykân-ı tîr ise ecel-i nâgehân olur

Evc-i hevâda sıyt-ı çekâçâk-ı tîğdan
Âvâz-ı ra'd u sâika reh güm-künân olur

Sensin o saf-şiken ki yazılsa menâkıbın
Her muhtasar rivayeti bir dâsitân olur

Hakka benem ol nâdire-perver ki her sözüm
Bir tuhfe gibi elden ele armağân olur

**********

Gazel

Derdim nice bir sinede pinhan ederim ben
Bir ah ile bu alemi viran ederim ben

Ah ile komam dilleri zülfünde huzura
Cemiyet-i ağyarı perişan ederim ben

Cemiyet-i ağyarı ger etmezse perişan
Çarh-ı feleği aksine gerdan ederim ben

Yar olmayıcak zehr-i sitemdir bana bade
Bilmem nice def-i gam-ı hicran ederim ben

Güya ki olur didelerim maden-i yakut
Her gah ki yad-ı leb-i canan ederim ben

Bu hal ile avarelik el verse bana ger
Baştan başa dünyayı gülistan ederim ben

Nefi gibi yarana dimem dahi nazire
Ya bu gazeli ziver-i divan ederim ben

**********

Gazel

Gamze dil-dûz olıcak nâz ü tegâfül ne belâ
Dilde sabr olmayıcak nâza tahammül ne belâ

Çîn-i ebrûya tahammül edemezken âşık
Girih-i pür-şiken-i turre-i kâkül ne belâ

Turralar gökde hümâ saydına âmâde iken
Dil şikâr etmek için hâke tenezzül ne belâ

Dile her mûyu bir ejder görünür ol zülfün
Nice bin ejderi bir yerde tahayyül ne belâ

Âşıka nâlesi eğlence yeter ey Nef'î
Nağme-i dil-keş için minnet-i bülbül ne belâ

**********

Gazel

Bâde gam verir bize biz âşık-ı dîvâneyiz
Gelmeden bu bezme câm-ı aşk ile mestâneyiz

Çekmeziz renc-i humârı ömrümüzde gerçi biz
Gam değil mahmûr olursak sâkî-i meyhâneyiz

Âşık-ı yek-reng ü rindân-güşâde-meşrebiz
Bezm-i hâs-ı vahdete hem bâde hem peymâneyiz

Hem gülüz hem bülbülüz germiyyet-i aşk ile biz
Dâğ-ı derde şu'le vü şem'-i gama pervâneyiz

Rind-i aşkız hâsılı Nef'î-i bî-pervâ gibi
Âşinâya âşinâ bîgâneye bîgâneyiz

**********

Fahriye

Tûtî-i mu'cize-gûyem ne desem lâf değil
Çerh ile söyleşemem âyînesi sâf değil.

Ehl-i dildir diyemem sînesi sâf olmayana
Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil.

Yine endîşe bilir kadr-i dür-i güftârım
Rüzigâr ise denî dehr ise sarrâf değil.

Girdi miftâh-ı der-i genc-i ma'ânî elime
Âleme bez-i güher eylesem itlâf değil.

Levh-i mahfûz-ı suhandir dil-i pâk-i Nef'î
Tâb'-ı yârân gibi dükkânçe-i sahhâf değil.

**********

Gazel

Çekdiğüm derdi ne hem-hâne ne hem-râh bilir
‘Âşıkım hâl-i dil-zârımı Allâh bilir

Dâd o zâlimden eğer böyle kalırsa nâzı
Ne figân-ı şeb ü ne âh-ı seher-gâh bilir

Söyleşilmez nigeh-i şûhu ‘aceb müstağnî
Ne zebân-ı dil ü ne şîve-i dil-hâh bilir

Gamzesi âteş-i sûzâna girer bir câdû
Ne dil-i şu’le-feşân ne alev-i âh bilir

Böyle dilber ne belâdır başına ey Nef’î
Her nigâhını kazâ âfet-i cân-gah bilir

**********

Gazel

Âşık olduk dâm-ı zülf-i yâre düşdü gönlümüz
Akla uyduk bir garîb âvâre düşdü gönlümüz

Gamdan âzâd olmağa bilmem ne çâre eylesek
Kaldı hayretde acep bîçâre düşdü gönlümüz

Âşık olmakdır yine evlâsı ammâ derd bu
Bir mülâyim âfet-i mekkâra düşdü gönlümüz

Çeşmi bir zahm urdu tîğ-ı gamze-i bürrân ile
Göz yumup açınca yüz bin pâre düşdü gönlümüz

Fâriğ olsak n'ola dilber sevmeden Nef'î gibi
Hüsn-i hulk-ı şâh-ı meh-dîdâra düşdü gönlümüz

Şevkımız yok zevk-i câm-ı lâ'l-i nâb-ı dilbere
Şi'r-i hâkân-ı şeker-güftâra düşdü gönlümüz

Hazret-i Sultân Murâd Hân-ı kerîmü'ş-şân kim
Şevk-i medhiyle garîb efkâra düşdü gönlümüz

Cüst ü cû etdik âlem-i endîşede
Iztırârî vâdî-i inkâra düşdü gönlümüz

**********

Gazel

Hem kadeh hem bâde hem bir şûh sâkîdir gönül
Ehl-i aşkın hâsılı sâhib-mezâkıdır gönül

Bir nefes dîdâr içün bin cân fedâ etsem n'ola
Nice demlerdir esîr-i iştiyâkıdır gönül

Dildedir mihrin ko hâk olsun yolunda cân u ten
Ben ölürsem âlem-i ma'nâda bâkîdir gönül

Zerredir ammâ ki tâb-ı âfitâb-ı aşk ile
Rûzigârın şemse-i tâk u revâkıdır gönül

Etse Nef'î n'ola ger gönlüyle dâ'im bezm-i hâs
Hem kadeh hem bâde hem bir şûh sâkîdir gönül

**********

Gazel

Kâmet mi bu yâ fitne-i ber-pâ-yı kıyâmet
Salınsa tutar ‘âlemi gavgâ-yı kıyâmet

Reftâr değil ‘âleme bir turfa belâdur
Seyr iden ider sanki temâşâ-yı kıyâmet

Dehre bu kadar velvele verince hırâmın
Sarsılsa n’ola zelzeleden cây-ı kıyamet

Olursa kıyâmetde kadin gibi dilâşûb
Cân ile ider halk-ı temennâ-yı kıyâmet

Dil-dâde-i kaddinde kalır mı dahi nâmûs
Hakk eylemesin kimseyi rüsvâ-yı kıyamet

Rüsvâ-yı dü kevn itdi beni ol kad ü kâmet
Şimdengeri ne bîm ü ne pervâ-yı kıyâmet

Nef’î gibi yok pâyına yüz sürmeğe çâre
Tutsam n’ola dâmânını ferdâ-yı kıyâmet

**********

Gazel

Âşıka ta'n etmek olmaz mübtelâdır n'eylesin
Âdeme mihr ü mahabbet bir belâdır n'eylesin

Gönlü dilberden kesilmezse acep mi âşıkın
Gamzesiyle tâ ezelden âşinâdır n'eylesin

N'ola ta'yin etse zabt-ı mülk-i hüsnü gamzeye
Zülfü bir âşüfte-i ser-der-hevâdır n'eylesin

Zülfüne kalsa perîşân eylemezdi dilleri
Anı da tahrîk eden bâd-ı sabâdır n'eylesin

N'ola olsa muztarib hâl-i dil-i uşşâkdan
Sînesi âyîne-i âlem-nümâdır n'eylesin

Olmasa Nef'î n'ola dil-beste zülf-i dilbere
Tab'-ı şûhu dâma düşmez bir Hümâdır n'eylesin

**********

Gazel

Yoklamazsın hîç var mı dilde dâğın yâresin
Böyle mi gözler güzeller âşık-ı bîçâresin

Âh ile derdi bilinmez âşık-ı bîçârenin
Çâk çâk ede meğer âhı dil-i sad-pâresin

Gördüğün öldürmedir kârı o hûnî gözlerin
Koymaz anınçün elinden gamzeler gaddâresin

Zülfüne bend etmesin yâ n'eylesin Mecnûn gibi
Zabta kâdir olmayan âşık-ı dil-âvâresin

Halka-i zülfünden eyler dil temâşâ ruhların
Vermese hurşîde n'ola revzen-i nezzâresin

Derdin izhâr etmek ister dâ'imâ Nef'î sana
Sen de lutf et yokla bir gün dilde dâğın yâresin

**********

Genç Osman Kasidesi

Âferîn ey rûzgârıñ şehsüvâr-ı safderi
Arşa as şimden gerû tîğ-ı süreyyâ-cevheri

Pâre-i elmâsdur seng-i fesânı n'eyler ol
Çarha çekme bir dahi şemşîr-i vâlâ-gevheri

Ser-firâz etdin livâ'ü'l-hamd-i dîn-i ahmedi
Kâfire gösterdin el-hakk dest-bürd-i haydârı

Tîgüna n'ola yemîn eylerse rûh-ı murtazâ
Bir gazâ etdin ki hoşnûd eyledin peygamberi

Eyledin bir hamlede berbâd mülk-i düşmeni
Gerd-i rahşın gerçi kim sedd etdi râh-ı sarsarı

Mâh-ı nev sanma felekde göricek peykârını
Ditredi behrâm elinden düşdü zerrîn-hançeri

Ol kadar kan dökdü şemşîrin ki aksile anın
Kâse-i yâkûta döndü künbed-i nîlûferî

Gamze-i hûbân gibi cârî ucundan yine hûn
Böyle kalırsa eger yek-reng eder bahr u beri

Belki gark-ı bahr-ı hûn olurdu fülk-i dil gibi
Etdiğince tîg-ı hûn-efşân ile cevlân-geri

Şukka-i râyât-ı bahtınla rikâbın olmasa
Keştî-i nüh-âsmânın bâd-bân u lengeri

Berk uran destinde tîg-ı pür-güher midir yahud
Eyledi deryâya gavta âftâb-ı hâveri

Bir avuç gevher saçardı âleme gûyâ kefin
Saldığınca düşmene gâhî murassa' şeş-peri

Bir acep deryâdır ordû-yı hümâyûnun senin
Kim habâb-ı ber-kârar olmuş ana her çâderi

Mevc-i pey-der-peydir ol bahra sipâh-ı saf-be-saf
Bir neheng olsa n'ola her top-ı ejder-peykeri

Her alay bir mevc-i tûfân-hîzidir anın n'ola
Hâr u has gibi önünce kaçsa kâfir askeri

Gün gibi tenhâda çıksan tîg ile meydâna sen
Kâr-ger düşmez sipâh-ı düşmenin şûr u şeri

Şeb-çerâğ-ı dîn ü devletdir vücûdun hıfz içün
Kat kat olmuş ejdehâdır heft-çarhın çenberi

Karşı durmaz sana şimdensonra bu ikbâl ile
Düşmenin ger kahramân olsa ser-â-ser leşkeri

Böyle âgâz eylesin şimdengeri elkâbına
Câmi'-i nüh-kubbe-i kevnin hatîb-i minberi

Âftâb-ı bahr u ber sâhib-kırân-ı şark u garb
Şehsüvâr-ı nâm-ver râyet-güşâ-yı safderi

Âsmân-ı devletin hûrşîd-i kudsî-pertevi
Bezm-gâh-ı şevketin cemşîd-i hûrşîd-efseri

Nakd-ı vakt-i saltanat sermâye-i emn ü emân
Dest-gîr-i dîn ü devlet kâm-bahş-ı serverî

Şâh-ı vâlâ-rütbe osmân hân gâzî kim felek
Görmemişdir böyle bir şâhenşeh-i cengâveri

Şehsüvâr-ı âlem-ârâ kim revâdır olsa ger
Na'l u mîh-ı rahşı çarhın âftâb u ahteri

Safder-i kişver-güşâ kim cenge çıkdıkça olur
Cebre'îl 'inna fetehnâ'-h'ân-ı tîg u miğferi

Pâdişâh-ı âdil ü âlî-neseb kim yaraşır
Etse ger serheng ü der-bân keykubâd u kayseri

Şehriyâr-ı âsmân-mesned ki olmuş tâ ezel
Secde-gâh-ı heft-iklîm-i cihândır kişveri

Şehnişîn-i nüh-revâk-i âsmândur mesnedi
Iyd-gâh-i heft-iklîm-i cihândur kişveri

Mesned-i iclâlinin rif'at bir ednâ pâyesi
Dergeh-i ikbâlinin devlet kadîmî çâkeri

Her ne işlerse zamâne tâbi'-i endîşesi
Her ne emr eylerse devrân bende-i fermân-beri

Verse tab'-ı âteşe ger berk-ı tîgı terbiyet
Ma'den-i elmâs ederdi tûde-i hâkisteri

Adli ger ârâyiş-i bezm-i cihân etse olur
Şem'a şeh-perrin ile pervânenin bâl ü peri

Ol kadar âsûde âlem sâye-i adlinde kim
Hâb-gâh eyler gazâle pehlû-yı şîr-i neri

Etse ger hâsiyyet-i hıfzı sirâyet âleme
Tarh olurdu safha-i âb tizre nakş-ı âzeri

Aksidir anın felekde hırmen-i encüm değil
Saçdı dest-i lutfu hâke ol kadar sîm ü zeri

Yazsa vasf-ı nükhet-i hülkun verirdi âleme
Gerd-i hâk-pây-ı hâme bûy-ı müşk-i ezferi

Kadr-i hâk-i kûy-i ahlâkın bilirdi rüzgâr
Birbirine eylese âgışte müşk ü anberi

Kâm-kârâ saf-derâ sâhib-kırân şâhenşehâ
Ey serîr-i adl ü dâdın dâver-i dîn-perveri

Sihr ederdim medhine geldikçe ammâ n'eyleyim
Eylemiş hakk vasfını kayd-ı tasavvurdan berî

Aczime bir hüccet alırdım eger ehl olsalar
Rûzgârın yâve-sencân-ı fazîlet-güsteri

Âcizim hak üzre evsâfında hâlâ kim benim
Âlem-i endîşenin allâme-i dânişveri

Belki kânûn-ı suhande hall ü akd-ı nüktede
Hikmet-i fükr ü hayâlin feylesof-ı ekberi

Hasb-ı hâlimdir husûsâ lâf u da'vâ ber-taraf
Gerçi sâhib-lâf olur erbâb-ı tab'ın ekseri

Ben öğünmem kadrim erbâb-ı dil ü dâniş bilir
Ârifim düşmezbana lâf u güzâf-ı serserî

Hâmem ol mu'ciz-tırâz-ı sad-hezârân pîşedir
Kim nazîr olmaz ana illâ kelîmin ejderi

Harfidir mecmû'a-i esrâr-ı dîvân-ı kemâl
Noktasıdır mühre-i dâğ-ı derûn-ı enverî

Tab'ım ol büt-hânedir kim sûret-i dîvârının
Taşa kâr eyler hadeng-i gamze-i nâzik-teri

Nice sûret feyz-i enfâsımla cân bulsa olur
Her biri şehr-i dilin bir âlem-ârâ dilberi

Her hayâlim bir arûs-ı nâz-perverdir benim
Kim bu âlemden değil esbâb-ı zîb ü zîveri

Mûy-ı gîsû-yı melekdir târ u pûd-ı câmesi
Pâre-i pîrâhen-i hûr-ı cihândır mu'ceri

Bâde-i idrâkimin tevhîd ser-cûş-ı humu
Sâkî-i endîşemin tahkîk dürd-i sâgarı

Hâmemin râh-ı sülûk-ı fitne hatt-ı sâyesi
Şi'rimin habl-ı metîn-i feyz târ-ı mıstarı

Kande ben kande yine ta'rîf-i şâh-ı nüktedân
N'yleyim zabt edemem endîşe-i zûr-âveri

Fikr-i evsâfın gıdâ-yı rûhdur endîşeme
Dil helâk olur ger olursam o sevdâdan beri

Cevher-i iksîr-i medhin tarh edince reşkden
Eylerin her lahza endîşemle ceng-i zer-gerî

Korkarım hem âftâb-ı kîmyâ-ger duymasın
Yohsa bin şevk ile olur ol dahî bir müşterî

Zerresin mihre gubârın rûzgâra kim verir
Cevherîyim ben cîhâna vermem öyle gevheri

Böyle cevher var elimde n'yleyim dünyâyı ben
Başına çalsın felek âyîne-i iskenderî

Âlemi teshîr içün hâtem ne lâzım tab'ıma
Ben süleymân-ı hayâlim n'eyleyim engüşteri

Her ne dersem ism-i a'zam gibi olur kâr-ger
Ol kadar ta'zîm ile dinler sözüm ins ü perî

Başla şimdensonra ey nef'î du'â-yı devlete
Bir du'â et kim ola hüsn-i kabûlün mazharı

Eyleye tâ husrev-i sâhib-kırân-ı şark u garb
Eşheb-i zer pâleheng-i subh ile cevlân-geri

Hakk ser-efrâz eylesin râyât-ı dîn ü devletin
Kande azm eylerse olsun feth ü nusret rehberi

Eyledikçe azm-i meydân-ı gazâ evvel kadem
Pây-mâl olsun yolunda düşmen-i dînin seri

**********

Hicviye

Fırsatî sen bu semti bilmezsin
Eyleme gel bizimle yok yere ceng
Sana kaç kere dedim anlamadın
Sözde mazmûn gerekir â pezeveng

**********

Gazel

Lezzet-i vuslat için firkat-i yârı çekemem
Sohbet-i bâde için renc-i humârı çekemem

Âşinâ çıktım ise çeşmine kâfir değilim
Sitem-i gamze-i nezzâre-şümârı çekemem

Minnet eylerse felek bir iki gün ömre
Ölürüm derd-i muhabbetle o bârı çekemem

Âşıkım âşıka sûrîdelik a'lâ yaraşır
Pek danâet görünür siklet-i ârı çekemem

Nekd-i vakt olsa bana zevk u safâ-yi vuslat
Bir nefes ârzû-yi bûs u kenârı çekemem

Sînemi dağla dil tâze gülistân ister
Bülbülüm lîk gam-i köhne-bahârı çekemem

Câna minnet ne çekersem çekeyim ey Nef'î
Lezzet-i vuslat için firkat-i yârı çekemem

**********

Gazel

Ne tende cân ile sensiz ümîd-i sıhhat olur
Ne cân bedende gam-ı fırkatında râhat olur

Ne çâre var ki firakıla eğlenem bir gün
Ne tâli'im meded eyler visâle fursat olur

Dil ise gitdi kesilmez hevâ-yi aşkından
Nasîhat eylediğimce beter melâmet olur

Belâ budur ki alışdı belâlarınla gönül
Gamın da gelse dile bâ'is-i meserret olur

Nedir bu tâli' ile derdi Nef'î-i zârın
Ne şûhu sevse mülâyim dedikçe âfet olur

Ne şeb ki kûyuna yüz sürmesem o şeb ölürüm
Ne gün ki kaametini görmesem kıyâmet olur

**********

Rubai

Ey dil hele âlemde bir âdem yoğ imiş
Var ise de ehl-i dile mahrem yoğ imiş
Gam çekme hakikatde eğer ârif isen
Farz eyle ki el'an yine âlem yoğ imiş

**********

Rubai

Ya Rab kerem et bendene ihsan eyle
Düşvâr olan ahvalimi âsân eyle
Dünya hevesinden koma gönlümde eser
İstersem eğer cenneti zindan eyle

***********

Rubai

Ya Rab dilimi sehv ü hatâdan sakla
Endîşemi tezvîr ü riyâdan sakla
Basdım reh-i va'di-i rüba'iye kadem
Ta'n-ı har- nâdân-ı dü-pâdan sakla

**********

Gazel

Yazanlar peykerim destimde bir peymâne yazmışlar
Görüp mest-i mey-i aşk olduğum mestâne yazmışlar

Bana teklîf-i zühd etmezdi idrâk olsa zâhitde
Yazıklar kim anı âkil beni dîvâne yazmışlar

Değildir gözlerinde sâye-i müjgânı uşşâkın
Hatın resmin beyâzı dîde-i giryâna yazmışlar

Benim âşık ki rüsvâlıkda tutdu şöhretim şehri
Yazanlar kıssa-i Mecnûn'u hep yabana yazmışlar

Nice zâhirdir ey Nef'î sözünden dildeki sûzun
Yazınca nüshâ-i şi'rin kalemler yana yazmışlar

**********

Gazel

Ağyâre nigâh etmediğin nâz sanırdım
Çok lutf imiş ol âşıka ben az sanırdım

Gamzen dili rüsvâ-yı cihân eyledi
Billâh ben ol âfeti hem-râz sanırdım

Seyr eylemesem âyînede aks-i cemâlin
Hüsn ile seni meh gibi mümtâz sanırdım

Ma'mûr idügin bilmez idim böyle harâbât
Mestâneleri hâne-ber-endâz sanırdım

Sihr etdiğini senden işitdim yine Nef'î
Yoksa sözünü hep senin i'câz sanırdım

**********

Bercesteler

Gönül ne gök ne elâ ne lâciverd arıyor
Ah bu gönül bu gönül kendine derd arıyor
* * *
Ne tende cân ile sensiz ümmîd-i sıhhat olur
Ne cân bedende gam-ı firkatinle rahat olur
* * *
Ne şeb ki kûyine yüz sürmesem ölürüm
Ne gün ki kaametini görmesem kıyâmet olur
* * *
Mecnun ne bilir kaaide-i nâz u niyâzı
Aşık mı sanır kendin o meczûb-ı muhabbet

**********

Gazel

Bir dolu nûş et, şarab-ı nab gelsün çeşmine
Mest olursan nâza başla hab gelsün çeşmine.

Gamzene pür-tâb iken takat getirmez âftâb
Bade aklı var ise bitâb gelsün çeşmine.

Hüsnünü bilmek dilersen bir nefes mir'ata bak
Attabın pertevi, mehtâb gelsün çeşmine

Aşık isen ağlamakla bitmez iş, bir çare gör
Sen gerek yaş dök, gerek hûnâb gelsün çeşmine

Rind isen Nef'î, humâr-ı badeden açma gözün
Âlemin hâli, hayal ü hâb gelsün çeşmine

**********

Kasîde

Esti nesîm-i nevbahar açıldı güller subh-dem,
Açsın bizim de gönlümüz, sakıy medet; sun câm-ı Cem.

Erdi yine ürdibehişt, oldu hava anber-sirişt,
Âlem behişt ender behişt, her gûşe bir bağ-ı irem.

Gül devri ayş eyyamıdır, zevk u safa hengamıdır,
Âşıkların bayramıdır bu mevsim-iferhunda-dem.

Dönsün yine peymaneler, olsun tehî humhâneler,
Rakseylesin mestaneler, mıtrıblar ettikçe nagem.

Bu demde kim şân u seher meyhane bağa reşk eder
Mest olsa dilber, sevse ger, ma'zûrdur şeyhülharem.

Yâ neylesün bîçareler, alüfteler, âvâreler
Sâgar suna mehpareler, nûş etmemek olur sitem.

Yâr ola, câm-ı Cem ola, böyle dem-i hürrem ola,
Arif odur, bu dem ola... ayş u tarabla muğtenem.

Zevki o rind eyler tamam kim, futa mest ü şâd-kâm
Bir elde câm-ı lâle-fam, bir elde zülf-i hambeham.

Her nevresîde Şah-ı gül, almış eline cam-ı mül,
Lütfet açıl sen dahi gül, ey serv-kadd ü gonce-fem!

**********

DER - HAKK-I PEDER-İ HIS

Saadet ile nedim olalı peder hane
Ne mercümek görür oldı gözüm ne tarhane

Züğürtlük afetüm oldı acep midür etsem
Peder gibi buradan ben de arz-ı cer hane

Eger müsaade etmezse bir tulum yağa
İki tulum kumuz olsun nedür zarar hane

Buna da hısset olur mı ki günde bin tatar
Tulum tulum kumuzı pişkeş çeker hane

peder de mi acep imsak Handa mı bilmem
Nezaketile bunı kim sual eder hane

Peder degül bu bela-yı siyettür başuma
Sözüm yirinde n'ola güç gelürse ger Hane

Benüm züğürtlük ile ellerüm taş altında
Müzahrefatun o dürr ü güher satar hane

Zügürt olursam olaydım ne çare kail idüm
Olaydı baş sokacak denlü muhtasar hane

Huda bilur ki sözüm sert eser hakikatdür
Baş agrıdur der isem lik serbeser Hane

O demde kim peder-i nabekar-ı sifle-nihad
Beni garib koyup oldı hem-sefer Hane

İki kaside komışdı ekabiri cer içün
Anunla toldı yine şahr içinde her hane

Ne caize ne sıla var bu yerde meddaha
Meger idem yine varınca ber-güze hane

Peder bu mısraı hod kendi söylemişdi bilür
Minare üstine laklak çıkar yapar hane

Giderdüm ah veli korkardım ki ammüm de
Tuyarsa gitdiğim ardumca can atar Hane

Bela bir iken üç olurdı başına Hanun
Ederdi her biri bir güne arz-ı cer Hane

Üçi de cerr-i muvafık ederdi birbirine
Biri birin yine tenhada hem geçer Hane

Bela budur ki riayet ederse Han bize ger
Ne denlü var ise cerrar azm eder Hane

Bu denlü asker-i cerrara memleket lazım
Ne kişver-i Leh ü Çeh ne Kırım yeter Hane

bu hayretile varup geldügümce ahbaba
Kimi söger pedere kimisi güler Hane

Birisi Mir Şeref'dür kadimi ahbabun
Dua-yı hayr eder olmaz hem ol kadar Hane

Görünce halimi şetm-i galiz eder pedere
Döner yemin eder ardınca hem natar Hane

Ki Han sevaba girep babanı katl itse
Dua ederdi felekten feriştler Hane

Niçün deyince hemen hande-nak olup der kim
Niçe nedim olur öyle leim-i har Hane

Denaetinden eger bir latife nakl etsem
Olurdı tuhfe-i makbul ma-haazar Hane

Soyardı nalini ölmemiş eşelerün yolda
Verürdi nan ü piyaza konunca her Hane

Nigah-i hasretile reng ü fer koma bilürem
Meded tuyurmasun ana gelince zer hane

Kırımı Han sana verse babandan artar mı
Yabana söyleme verme varup keder Hane

Babana bin deve sana da bir keçi verse
Anı dahi bana ver diyü göz kapar Hane

Kanaat eyle baban gibi olma pes cerrar
................de tek verme derd-i ser Hane

Tevekkül eyle cenab-ı Hudaya ahvalün
Ne şeri ahere arz eyle ne Tatar Hane

**********

Gazel

Ârif ol ehl-i dil ol rind-i kalender-meşreb ol
Ne Müselmân-ı kavî ne mülhid-i bî-mezheb ol

Akla mağrûr olma Eflâtûn-i vakt olsan eger
Bir edib-i kâmili gördükde tıfl-ı mekteb ol

Âf-tâb-ı âlem-ârâ gibi sür hâke yüzün
Kevkebe basdır cihânı hem yine bî-kevkeb ol

Lâ-mekan ol hem mahallinde yerin bekle yine
Gâh mihr-i âlem-ârâ gâh Mâh-ı Nahşeb ol

Âşık ol amma alâikden beri it gönlünü
Ne ham-ı gîsûya meftûn ne esîr-i gabgab ol

Hızr’a minnet çekme var sonra dil-i Nef’î gibi
Lûle-i âb-ı hayât-ı feyz ile leb-ber-leb ol

 

 





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: hüseyin yılmaz( fuzuli_2008hotmail.com ), 12.05.2013, 15:18 (UTC):
Çok güzel tebrikler. Lakin bir ricam var bu şiirleri neden kopyalayamıyoruz. neden buna mani oluyorsunuz. bırakın koplasını alalım. ne olur? teşekkür ederim...

Yorumu gönderen: EKREM TECİM( etecimhotmail.com ), 25.04.2012, 15:26 (UTC):
herşey için sağolun hayat kutadınız. nefi hakkında elimdeki divan şiir antolojisinden daha çok şiir var urda.tekrar teşekkürler



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:
 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=